İlk adımlarımızı attığımız andan itibaren, her gün bir yerlere yürürüz.
İşe. Eve. Parka. Markete. Buluşmalara. Hayallere.
Ama ne zaman yürümeyi "bir şey" olmaktan çıkardık?
Yürümek ne zaman sadece "bir yerden bir yere gitmek" haline
geldi?
Hıza, aceleye, sürekli koşuşturmaya karşı.
Koşmak yerine yürümeyi.
Ulaşmak yerine hissetmeyi.
Varmak yerine yolda olmayı tercih ediyoruz.
Einstein yürürdü.
Nietzsche "büyük düşünceler yürürken gelir" derdi.
Steve Jobs toplantılarını yürüyerek yapardı.
Çünkü adımlar, düşünceleri serbest bırakır.
Düşünmek için yürürsün.
Keşfetmek için yürürsün.
Sadece yürümek için yürürsün
Jeep Walking
Çünkü her güzel şey, ilk adımı atmakla başlar.
Attığın her adımda, Jeep yanında.